Blog

NEMESIS BLOG


Otomotivde “Back To The Future”…


Teknolojinin geşlişimi, değiştirdiği müşteri talepleri ve yeni şirket oluşumları ile yönetim ve süreçlerdeki hızlı değişimin otomotivde de birçok şeyi değiştireceğini düşünüyorum.

Artık elektrikli ve otonom araçlardan sıklıkla bahsediyoruz. Bu araçlar bizlere daha ekonomik, daha çevreci, daha güvenli ve daha teknolojik seyehatler vaat ediyorlar. Bunların belki de bir kısmı henüz tam anlamı ile karşılanabilmiş değil.

Tüm bu vaatleri çok basitçe değerlendirdiğimizde yapılması gereken çok iş ve proje olduğunu farkediyorum. Ancak ArGe ve ÜrGe faaliyetleri çok hızlı devam ediyor ve tüm vaatlerin karşılanacağına inancım var.

Elektrikli araçlarda kullanılan pillerin üretim teknolojileri ve geri dönüşümleri ile ilgili de geliştirilmesi gereken birçok konu var. Sıfır atık ve zararlı malzeme üretmesi hedeflenen, çözülmesi gereken kısımlar mevcut. Elektrikli araçların CO emisyonları “0”. Elektrikli bir aracın son kullanıcıya ulaşana kadarki tedarik zincirinin ve ürün ömrü boyunca CO emisyon oranının azaltılması gerek.

Elektrikli araç pillerindeki ısınma ve patlama tehlikesini BMS (Battery Management System), gelişmiş soğutma sistemleri (hava ve su) ve yine gelişmiş battery casing (pil paketleme hazneleri) sistemleri ile kontrol altına almaya çalışıyoruz. Mevcut sistemler kabul edilebilir seviyede güvenliler, geliştirilmeye de devam edilecek. Ancak burada, tehlikenin kök nedeni pil. Pil yapısında değişikliğe gitmediğiniz sürece aldığınız mekanik ve elektronik önlemler bir yere kadar etkili olacaktır. Bu sebeple pillerin de kimyasal yapılarında değişik olacaktır.  

Otonom araç teknolojilerinin rahatlığı bence tartışılmaz. İstanbul trafiğinde kendi aracımın konforunda, yorulmadan, sevdiklerimle sohbet ederek, işime ara vermeden ve dünyadan kopmadan seyehat etmeyi çok isterdim. Ancak en önemlisi ne kadar güvenli olurdu? Otonom araç yapay zeka yazılımlarının algoritmaları giderek gelişiyor. Otonom araç sayısı arttıkça birbirleri ile iletişimlerinin de artması gerekecektir. Bu iletişim sayesinde araçlar birbirlerinin rotalarını, hızlarını, ne kadar enerjileri kaldığını, nereye ne zaman varacaklarını, içinde kaç kişi ve hatta kimlerin olduğunu bilebilecekler.  Yolda giden bir araç, bu bilgileri toplayıp rotasını sürekli simüle edebilecek ve bizi en uygun şekilde hedefimize ulaştıracak. Ancak bu araçlar ile seyehat edebilmek için karayollarında da birçok teknolojik değişimin olması gerektiğini düşünüyorum. Örneğin, akıllı şerit sistemi, hareket halinde şarj için wifi şarj şeritleri, wifi haberleşme ağı vb birçok yeniliğin entegrasyonunun gerekeceğini düşünüyorum.

Bu yenilikler yavaş yavaş hayatımıza girmeye başladığında araçların kaza yapma ihtimalleri de azalacak. Bir kıyaslama yapmak gerekirse bence demiryolu ulaşımından bile daha az kaza riskleri hesaplanacaktır. Hal böyle olunca, üretim malzemeleri ve üretim teknolojilerin de radikal şekilde değiştirilmesi için çalışılacaktır. Daha hafif, kolay monte/demonte edilebilir, minimum enerji ile 100% geri dönüştürülebilir, kendisini temizleyebilen malzemeler kullanılmaya başlanacaktır. Bu sayede araçların maliyetlerinin ciddi oranda optimize edileceğini düşünüyorum. Ancak barındırdığı teknoloji sebebi ile mevcut araçlardan da çok da ucuz olmayacaktır ve bu teknolojinin sürekliliğin sağlanabilmesi için birçok aboneliğinizin de olması gerekecektir.

Tüm bu dönüşüm gerçekleştiğinde bence müşteri pisikolojisi ve algısı da değişecektir. Düşünün bir kere kendinizin kullanmadığı, sürekli faturasını ödeyeceğiniz bir ulaşım aracına sahip olmayı isteyecek mi gelecekteki müşteriler. Ben sadece kullanmayı isteyeceklerini düşünüyorum, sahip olmayı değil.
Bu sebeple, birçok ulaşım firması kendi filolarını kuracaklardır ve aynen GSM hatları gibi hizmet vermeye başlayacaklardır. Hatta GSM operatörleri dahi bu hizmete talip olabileceklerdir.

Araç üreticilerinin de daha az ve standart modeller ile üretimlerine devam edeceklerini düşünüyorum, en büyük işlerinin de bu ulaşım hizmeti sağlayan firmaların araç siparişleri olacağını.

En nihayetinde daha ekonomik, daha çevreci, daha güvenli ve daha teknolojik seyehatler yapacağız. Ancak, otomotiv sac metal işçiliği, cam, far, ayna üreticileri, vites kutusu ve aktarma organları üreticileri, taksiler ilk aklıma gelen evrim geçirmesi gereken iş kolları olacaklar.

Çok sevdiğim, eskilerden bir yöneticimin de dediği gibi “Gelişimin sonu yok”…


Blogumuzu Takip Edin

Yeni içerik doğrudan gelen kutunuza iletilsin.

%d blogcu bunu beğendi: